Hayatımın hiç bir aşamasında aşırı hırsları olan, iç disiplini yüksek, iç sesiyle uyumlu biri olamadığımı kabul etmek zorunda olmam gerektiği gibi, her zaman challenge peşinde koşan, sıkıldığı an da mevcut uğraşı orada kesip hoop yenisine yaratıp hızla ona koşan ve oradan da hızla uzaklaşan olduğum bir gerçek. Tumblr alıntım öyle olmadığını söylese de, farklı bir ilişki sözkonusu bu durumla aramda!
Blog yazmaya kararlar alıp alıp bırakışlarım için de kendimi kandırdığım, düzenli olacağıma inandığım bir yol olarak görebilirim, ancak bu kez huzura sağlıkla kavuşmaca gibi hayat amacım gördüğüm bir konudan girince farklı olacak sanmıştım, yayın periyodlarıma göz atınca yanılma payımın olduğu aşikar. Umudumu yitirmemeye sebep görebileceğim tek bir konu var ki o da aklımda sık sık eveet bir blogum var ve yazmam gereken konular çığ gibi büyüyor şeklinde yaklaşımım oldu.
Koşturmacalar, katılınan etkinlikler, annemin evime 10. İstanbul yılımda yaptığı en uzun ziyaretin gerçekleşmesi gibi mazeretler sayabilirim bu süre için. Tiyatro için annemle gidilebilesi birşeyler ararken karşıma Oda Tiyatrosu'nun kadınlar günü için oynadığı "En Güzel Aşk Şarkılarını Kadınlar Yazar" adlı oyuna gittik romantik şarkılardan komedili repliklere, yeğenimin de bizle olduğunu düşünürsek 3 nesle hitap etti ve çok da güzel oldu :) final sahnesiyse şurada :)
Hadi o öyle bir kararla geçiştirildi,kendimi sakinleştirip yüreğime suyumu serpiştirdim de, peki yeni geçiş için başvurduğum AVEA'ya numara taşıma için başvurumda 4 kes hatalı yazılan numaramın sonunda doğrusu olduğuna çok eminken, 6 günlük bekleme süresi sonunda yanlış olduğunu kavramam nasıl bir şoktur! 4 yıldır mobil internetsiz tek bir gün geçirmemişken 12. günümde telefonum sıfır dk, sms ve gb ihtiva eden bir çöpe dönüşüverdi kafamda.
Anneciğimin bu durumu özetler sözü de her an her şeye sahip olmaya bağımlılığıma laf atar ve silkeler cinstendi, "elindekilerin değerini bilirsin belki bu sayede bi nebze!" peki annem öyle yaparım, yapamayabilirim de, yoksunluğunu çekiyor olmam hiç hoş değil! Psikanaliz rocks en sevdiğim terapi defteri sahibi ne de güzel anlatmış.
Anneciğimin bu durumu özetler sözü de her an her şeye sahip olmaya bağımlılığıma laf atar ve silkeler cinstendi, "elindekilerin değerini bilirsin belki bu sayede bi nebze!" peki annem öyle yaparım, yapamayabilirim de, yoksunluğunu çekiyor olmam hiç hoş değil! Psikanaliz rocks en sevdiğim terapi defteri sahibi ne de güzel anlatmış.
Neyse önümü alamayıp 9 günlüğe kalkışınca pek uzadı. Bir kısım etkinliği bir sonraki yazıma aktarmak mantıklı olabilir.
Sağlık sıhhatle olsun!



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder