Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Şubat 2015 Pazartesi

Siyah!

Zira kadının adı da yok!


Hafta sonu geldi geçti, ve dahi pazartesi. Karalar bağladı Türkiye, ve dünyaya ulaştırılmaya çalışıldı çığlıklar. Tabii yine yüreklerde sonuna varamayacağı inancıyla gelen acı. Giysi protestosundan ekran karartmalarına içimizi karartıcı çeşit çeşit olaylar yaşandı da bir tane içimize su serpici başlık ortaya atılamamışken, ruh ve beden sağlığımla ilgilenemedim açıkçası. Junk food olsun, depresif ruh hali olsun kendim için en az ülkenin durumu kadar zarar verici oldum. Bunu yapmak geçmez sanırdım içimden, tamamen düzene oturttuğuma inanmak istiyordum ancak o denli güçlü bir iradeye sahip değilmişim henüz, bunu da fark etmiş oldum.

Hamburger kahvaltısıyla başlayan pazar günümün hemen öncesi, düzen tam bozulmamıştı hala, minik duyumlara karşın olayın ciddiyetinden kopuk olarak reggae dinlemeye, Maslak Volswagen Arena'ya gitmiş, aylar sonra konserde bulunmanın heyecanıyla kasveti dağıttık sanmıştık, yanılmışız. Bu ülke için, bu zihniyetlerimiz için söylenecek kelimeler sonsuz varılacak noktalar bu denli sınırlıyken, sağlık koruması gerçekten zorlu bir yolculuk, zoru başarmaya karşı ne kadar dirayetli olabileceğimi göreceğiz artık önümüzdeki süreçte. 

Bu günlerde en keyiflisi soya sütünü etrafıma kazandırdığıma inanmam oldu, bilmiyorum ne kadar faydası olur, sürdürülebilirlik gibi inançlarım var benim. Hatta bu yoldan yürüme hayallerim de var.

Daha fazla hayalin hunharca söndürülmediği geleceğe, sağlıkla ulaşma dileğiyle. Unutulmayacaksın #ÖzgecanAslan


Lütfen sağlık olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder