Pek de güzel yoğunlaştırılmış programlardan geçtim geldim buradayım!
Aslında aklımdan geçen iş çıkışlarımda spora gidip, üstüneyse sadece evde dinlenme şeklinde günler geçireceğime kendimi inandırmış, etrafta da söylersem olacak sanıp her duyanın inanmaz bakışlarını aldırmaksızın spor, sağlıklı yaşam çizgimi bozmadan, ev düzenimi, ruh halimi stabil tutmak şeklinde çeşitli inanışlara girmiştim ki, Sakıp Sabancı Müzesinin Çarşambası, İstanbul Modern'in perşembesi, Pera Müzesi'nin Cuması, Paha Biçilmez İstanbul teklifleriyle gelen Salon İKSV'de Yok Öyle Kararlı Şeyler ve Son Feci Bisiklet ayyaşı olsun beni sosyalliklere sürüklemekle kalmadı, aynı zamanda tüm sosyal faaliyetler arasında kendimi alışveriş için kararsız gezmelerde bulmak oldukça pahalıya patladı. Alışveriş orucumu çok net ve de acılı şekilde patlatmış bulunuyorum. Kutlama elbisesi, Pera Müzesi'ndeki life is short, art long sergisi olsun, Devlet Tiyatrosu cevahir sahnesinde izlediğim Güneş Batarken Bile Büyük oyunu olsun, çeşitli buluşmalar minik yolculuklar derken eğlendim yoruldum yedim, kilo kontrolümü kaybettim ancak ruhumu doyuma yaklaştırma durumu sayesinde iyi hissettim.
Çünkü Güneş Batarken Bile Büyük idi.
Ah güle oynaya geçse hayat!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder